Antalya’da Kadınların Çalışma Yaşamına Katılımı: Zorluklar, İhtiyaçlar ve Örnek Çalışmalar 

Participation of women into work life in Antalya: Obstacles, Needs and Best Practices,

Sn. Işık YARGIN, TOBB Antalya Kadın Gir. Kur. Bşk.; ANSİAD YK Bşk. Yrd.

SAYIN VALİM, DEĞERLİ KONUKLAR HEPİNİZİ SAHSIM VE TOBB ANTALYA İL KADIN GİRİŞİMCİLER KURULU ADINA SAYGIYLA SELAMLIYORUM.

Konuşmamı önemli bulduğum iki eksen üzerine kurguladım.

1. KADIN GİRİŞİMCİLİĞİ ve İSTİHDAMI

2. MESLEKİ TEKNİK EĞİTİM ve İSTİHDAM İLİŞKİSİ

KADIN GİRİŞİMCİLİĞİ ve İSTİHDAMI ile ilgili olarak öncelikle TOBB KADIN GİRİŞİMCİLER KURULUNDAN başlamak istiyorum:

Nedir bu Kadın Girişimciler Kurulu? ekonomik ve sosyal gelişme eksenlerinde yer alan, “KADIN GİRİŞİMCİLİĞİNİN ARTIRILMASI” “rekabet gücünün iyileştirilmesi” ve “istihdamın arttırılması” için TOBB tarafından 81 ilde Kurulan öncü KADIN GİRİŞİMCİLERİ gönüllülük esasıyla biraraya getiren kuruluştur.

Kadınların genel anlamda iş hayatında yer alması, özellikle de iş kadını olarak üretim süreçlerinde yer alması için, pozitif ayrımcılık dahil, “kadın girişimci dostu” politikalara ağırlık verilmesi için efor sarfediyoruz.

Konuya, “sosyal bir mesele veya yoksullukla mücadele perspektifi ile değil, ekonomik bir bakış açısıyla, istihdam, eğitim ve sanayi politikalarının bir unsuru olarak yaklaşıyoruz.

Ülkemizde nüfusun yapısı gençler ve kadınların toplam nüfusa göre oransal üstünlüğünü ifade etmektedir. ülkemizin önüne koyduğu kalkınma hedeflerine ulaşabilmek için büyümek hem de hızlı büyümek zorunluluğumuz,bu zorunluluğu yerine getirebilmek için ise sahip olduğumuz insan potansiyelini verimli şekilde kullanmamız gerekmektedir.

Bir ekonominin büyüklüğünü gösteren milli gelir, üç tane faktörün çarpımına eşittir.

Birincisi çalışabilir yaştaki nüfusun, toplam nüfus içindeki payıdır.

İkincisi çalışabilir nüfusun ne kadarının istihdam edildiğidir.

Üçüncüsüyse, verimlilik, yani çalışan başına ne kadar üretim yapıyorsunuz.

Bunların üçü de, ne kadar yüksekse, milli gelir o kadar yüksek oluyor.

Şimdi, bir defa bizim, çalışabilir nüfus anlamında bir sorunumuz yok.

Hatta Avrupa’nın en genç nüfusuna sahibiz.

Bizim çalışabilir nüfusumuz, yani 15-64 yaş arası nüfusumuz, 2025’e kadar devamlı artacak.

Bu, kaçırılmaması gereken, stratejik bir fırsat penceresidir.

Peki, Türkiye sahip olduğu insan potansiyelinden, verimli şekilde yararlanabiliyor mu?

Ne yazık ki, çalışabilir yaştaki insanlarımız, özellikle de gençlerimiz ve kadınlarımız, iş bulmakta önemli zorluklarla ve sorunlarla karşı karşıya.Hangi rakamlar bu tespitimizi teyit ediyor?
Türkiye’de kadınların istihdam oranı yaklaşık yüzde 24.

Bir başka ifadeyle ülkemiz, kadın istihdam potansiyelinin ancak dörtte birini kullanmakta, gerisini ise heba etmektedir.

Son verilere göre ülkemizde 16,2 milyon erkek istihdamına karşı, kadın istihdamı ancak 6,1 milyon kişidir.

Ama daha çarpıcı olanı, yaklaşık 1 milyon 300 bin işverenin sadece yüzde 6’sı, yani 75 bini kadındır.

Antalya’da bu genel görünümle parallellik arz eden göstergelere sahip en çok göç alan il alma özelliği de artı.

Evet bizler ülke genelindeki kadın girişimciler iş hayatına atılarak, son derece zor, ama zor olduğu kadar da, önderlik ve fedakârlık gerektiren bir tercihte bulunduk. İş hayatına girmek, orada tutunmak zaten zordur. Kadın girişimci olarak bunu başarmak ise daha da zordur. Bizler, ekonomik gelişmeye, istihdam sorununa, üretime ve ihracata katkı sağlarken, aynı zamanda, yerel sorunların çözümünde de kanaat önderi durumunda olduğumuzun bilinciyle hareket ediyoruz. Kadın istihdamının, fırsat eşitliğinin, kız çocuklarımız için genel ve mesleki eğitimin yerel ve ulusal düzeyde daha fazla gündemde tutulmasına çaba sarf ediyoruz.

BÜTÜN BU TESPİTLERİMİZİ HANGİ PROJELERLE PRATİĞE DÖKEREK YERELDE İSTİHDAM MESELESİNE ÇÖZÜM ÜRETMEYE ve MODEL OLUŞTURMAYA ÇALIŞIYORUZ.BÜTÜN BU ÇABALARDA MESLEKİ TEKNİK EĞİTİMİ NEDEN ÖNEMLİ BULUYORUZ.

İstihdam meselesi, ülkemizin uzun süredir, çözüm için en çok çaba harcanan konularından biri olmuştur. Bir taraftan genç bir nüfusumuz olduğu için övünüyoruz. Her yıl 800 bine yakın genç, çalışma yaşına geliyor. Ancak yeterli eğitimi veremediğimiz bu genç nüfus, ekonomimizin büyümesine istenen katkıyı veremiyor.

Son 30 yılda Türkiye’nin ekonomik dönüşümü,  modernleşmesi ve bunun sonucu ortaya çıkan beceri uyumsuzluğudur. Ülkemizdeki istihdam piyasasının yapısının kalıcı bir biçimde değiştirmekte oluşu, işsizliğin yapısal bir soruna dönüşmesine neden olmaktadır.

Esasında bu mesele sadece iş bulamayanlarla da sınırlı değildir. İstihdamdaki sorunun altındaki yatan önemli bir neden de, mesleksizliktir. İş dünyasının ihtiyaç duyduğu becerilerin, iş arayanlarda bulunmamasıdır. Ben bölgemizi devamlı geziyor ve görüyorum ki; kahvehaneler işsiz dolu,evler genç kadınlarla ama işletmelerimiz, çalıştıracak eleman bulamıyor.

Demek ki yaşanan bu büyük sorun sadece işsizlik değil, mesleksizliktir. Zira bizim, işletmelerimizde ihtiyaç duyduğumuz beceriler, okullarımızda öğretilmemekte; okullarımızda öğretilen becerilerse, işletmelerimizde kullanılmamaktadır. Ve daha da acısı kentimizin göç aldığı illerdeki kız çocuklarının okullaşma oranlarının yarattığı dezavantaj, geleneksel aile içi eğitimi, toplumu şekillendiren değer yargılarının kadını ötekileştirmesi kadının cesaretle hareket etme, bireyselleşme, inisiyatif kullanma gibi kendini gerçekleştirebilmesinin yollarını tıkamış bulunmaktadır.

Özellikle ilimizin lokomotif sektörü turizm vasıflı eleman ararken,turizm meslek lisesi ve üniversitelerin ilgili fakülte mezunları arasında istihdam edilebilirliğin çok az olması, eğitim sistemimizin piyasadan ne kadar kopuk olduğunu gösteriyor. Bu uyumsuzluk bu eğitim kurumlarının yeterlilik kazandırıp kazandırmadığı ile alakalı değildir. Sektörün mevsimsel özellik arz etmesi, yoğun emek gerektirmesi, herbir mezunun kariyer planını idari kadroda yer alarak başlatma arzusunun yarattığı uyumsuzluğu gidermek de zihniyet dönüşümü ile mümkün olabilecek bir sorundur.

Antalya İl Kadın Girişimciler Kurulu olarak yürüttüğümüz projelerimizde de, Şirketlerimizin sosyal sorumluluk projelerinde de süreçlerimizin önemli bir dilimini hedef kitlemizin algısal dönüşümünü gerçekleştirecek rehabilitasyon çalışmalarına ayırmak durumunda kalıyoruz.

KADIN GİRİŞİMCİ POTANSİYELİNİ HAREKETE GEÇİRDİĞİMİZ KOÇLUK PROJEMİZ

Çini Ustası Ayşe Kozuk Yiğit Çini
Düğün Planlama Şirketi BWP kurucusu Fadime Yarma

Bu iki kadının dayanılmaz heyecanları ve inançları dışında birinin Çini ustası olması, diğerinin sadece arabası vardı. Bizim ise onların cesaretini daha da güçlendirecek devlet desteklerini öğretebilecek sistemlerimiz vardı.
Elbette ilk uygulamaya girebilecek cahil cesaretimiz yani bu noktada onlardan bir farkımız yoktu. Bugün bize bunları söyleten devletin bu konudaki politikalarının uygulanması anında çıkan aksaklıklardı. Yerel uygulayıcıların iyi niyetinden en ufak bir şüpheye düşmedik. Ama şu kadar fon sizin performans ayrılan fonun kullanılması ile ölçülüyor olmasının getirdiği telaş ve bu telaş arasında hırpalanan yeni girişimciler.

“Gelenekten Geleceğe Döşemealtı Kovanlık Halıları” Projemizi geliştirirken ortaya koyacağımız vizyonun projenin katma değeri ile koşut olmasına özen gösterdik.  Evet biz TOBB Antalya İl Kadın Girişimciler Kurulu olarak bölgesel kalkınmaya katkı sağlayacak bütüncül bir hayali gerçekleştirebilmenin çalışmalarını yaptık. Ama başarı için bütünselliğin yanısıra hızlı tempolu girişimcilik modelini de kurgulamamız  gerekiyordu.


1.1.1 DÖŞEMEALTI bölgesinde belirlenen ihtiyaç ve sorunlar

2010 yılı YÖREX FUARIna katılımımız için arayışlarımızda tanıştığımız KOVANLIK KÖYÜ ve kadınları bizi bölgenin ihtiyaç ve sorunları ile bizleri yüzyüze bırakmıştır.

Son dönem istatistiklerine göre Antalya ili yerleşiklerinin % 34,3’ü tarım, % 15,2’si sanayi ve % 50,5’i hizmet sektöründe çalışmaktadır. Ekonomik ve sosyal kalkınma göstergelerindeki artış, Antalya’yı göç hızı oranlarına göre ülkenin son yıllarda en fazla göç alan merkezlerinden biri konumuna getirmiştir. Antalya, 2007–2008 döneminde 92.031 kişi göç almış ve ilin kır + kent toplam nüfusu 1.859.275’e ulaşmıştır. Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı en yeni ilçe olan Döşemealtı ilçesi yoğunlukla tarım ve tarıma dayalı küçük ölçekli sanayi faaliyetleri odaklı ekonomik yapısı ile yoğun kırsal nüfus barındırmaktadır. 2010 Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi sonuçlarına göre Döşemealtı merkez nüfusu 27.995, 14 köy ve 4 beldesinin toplam nüfusu ise 14.438’dir. Bölgenin tarıma dayalı yapısı ve il merkezindeki turizm faaliyetlerinin yarattığı ekonomik cazibe, özellikle ilçenin köylerinden il merkezine yoğun göç seyrinin temel nedeni olmuştur. Dolayısıyla, Döşemealtı köylerinin turizm faaliyetlerine entegre edilebilir niteliklerini geliştirmek, ilçenin il merkezine uyumunu ve ekonomik değer üretme kapasitesini artırmak için önemli görülmektedir.

Genel bir ekonomik perspektiften bakıldığında ilçe ve ilçenin köylerinde yaklaşık 300 yıldır sürdürülen dokuma el halıcılığı geleneğinin gelir elde edilebilir bir faaliyete dönüştürülmesinin bölgenin gelişme sürecini destekleyeceği düşünülmektedir. Bu şekilde, dokuma halıcılığında gelir elde etmeksizin faaliyet gösteren kadınlar için gelir potansiyeli oluşturma ve girişimciliği geliştirme hedefleriyle projemiz “kurumsallaşmayı geliştirerek,kültürün inovatif tasarımı ve doğal organik özellikli geleneksel halı dokumalarının rekabet gücünü artırma önceliği” ile hazırlanmıştır. Proje ortağımız A.Ü. Rektörlüğü- Sürdürülebilirliği bakımından Güzel Sanatlar Fakültesi Geleneksel El Sanatları Bölümü, İl Özel İdaresi ve pilot köy Kovanlık Muhtarlığı. Döşemealtı halılarının Antalya’nın turistik değerleri arasında bir marka olarak belirlenmesiyle bölgede cazibe unsuru yaratılması mümkün olacaktır. Çalışmalarımız gelir getirmediği için halı dokuma işini de değersizleştiren yerel halkın algısal dönüşümünü sağlamak, evlerde, kahvehanede, camide Geleneksel El Sanatlarının çok değerli Hocaları Prof. Bekir Deniz, Doç.Öznur Aydın, Yardımcı Doç.Ömer Zaimoğlu ile birlikte toplantılar yaptık. Halıların değeri bilimsel ama anlayabilecekleri söylemlerle aktarıldı ve camideki halılar çalınmaya başladığını duyduk. Derhal Muhtarın yardımıyla Camideki halıların envanteri çıkarıldı ve çok şükürki hali hazırda antikalaşmış bazı halılar çalınmamıştı.

ALANYA DİM KADINLARI PROJESİ Alanya Kaymakamlığı, İl Özel İdaresi fonları ile 65 kadına şu an Alanya kalesinde son iki yaşlı kadın tarafından yapılan ipek dokumaların yeni nesile aktarılması eğitimleri ve devamında PAZARLANABİLİRLİĞİNİ, SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİNİ sağlamak için ülkemizin önemli hazır giyim parekendecileri arasında olan Kadın Girişimci Kurulu üyelerimizi de dahil ederek çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Kültürümüzün inovatif tasarımı, doğal ve organik özellikleri öne çıkarılarak markalaşması ve aranan hediyelik ürünlerimizden biri olmasını sağlamak hedefimize kilitlendik.Ama pazarın yeni trendi zincir mağazalar, AVM ler, her ürün fiyat bazlı talep alıyor bu bakımdan bu kültür ürünlerimizin pazarlanabilir olması yeni zaman ekonomisini iyi bilen girişim yatırım fonları ile buluşturacak vizyonun harekete geçmesine ihtiyaç duyuyor.

ANSİAD 8.OLAĞAN TOPLANTISI PROGRAMI
26 NİSAN 2011 SALI
HILLSIDE SU HOTEL

KONUŞMACI :

Prof.Dr.Harun GÜMRÜKÇÜ
Akdeniz Üniversitesi İİBF Uluslararası İlişkiler A.B.D.Öğretim Üyesi
Akdeniz Üniversitesi Vizesiz Avrupa Araştırmaları Başkanı

   
KONU : Vize ve Vize Ötesi Haklar
   
TOPLANTI BŞK. : Işık YARGIN – ANSİAD Üyesi
   
19.00 – 19.30 Kayıt ve Kokteyl
   
19.30 – 20.30 Akşam Yemeği
   
20.30 – 20.35 Toplantı Yönetmeninin, anonsları yapması
  - Misafirlerin takdimi
  - Varsa duyuruların okunması
  Toplantı Yönetmeninin; açılış konuşmasını yapmak üzere ANSİAD Başkanı
Sn.Ergin CİVAN’ı kürsüye daveti
   
20.35 – 20.40 ANSİAD Başkanı Sn.Ergin CİVAN’ın konuşması
  Toplantı Yönetmeninin; toplantıyı başlatmak üzere Toplantı Başkanı Sn.Işık
YARGIN ile konuğumuz Sn.Prof.Dr.Harun GÜMRÜKÇÜ’yü daveti
   
20.40 – 21.20 Toplantı Başkanının, konuşmasını yapmak üzere Sn.Prof.Dr.Harun GÜMRÜKÇÜ’yü
kürsüye daveti ve Sn.GÜMRÜKÇÜ’nün konuşmasını yapması
   
21.20 – 22.30 Soru – Cevap
   
22.30 - Toplantı Başkanının toplantıyı kapatması
   
DUYURULAR