Girişimci kadınlar. İşin içinde kadınlar var. Yani bir deryaya daldım. Talep daha fazla bilgiyi paylaşmam yönünde o halde devam. Hani “SABAH Işığı” adını değiştirsem yeri.

Bu hafta Kadın Sorunları Genel Müdürlüğü istatistiklerine bakalım; Türkiye genelinde kadının işgücüne katılma oranı % 25, kentte bu oran % 19, kırsal kesimde ise % 33. Kadınlar yüzde 65.6 ile sağlık sektöründe yüzde 29’u da kadın doktor, yüzde 65.4 ile avukatlık, yüzde 43.4 ile de eğitim ve öğretim hizmetlerinde görev alıyorlar. Üniversite profesörlerinin yüzde 25’i,mimarların yüzde 31’i kadın. Büyük kentlerdeki Holdinglerde, gruplarda yöneticilerin yaklaşık üçte biri kadın.

Bu veriler; hep türban, aile baskısı, zoraki evlilik ve namus cinayeti gibi konularla gündeme getirilen Türk kadınının yanı sıra, birçok Türk kadınının eğitim ve meslek alanında başarılı olduğunu anlatıyor. Türk kadını için çok da kolay ulaşılan bir başarı değil. Türk kadını Kariyeri uğruna büyük çaba sarf ediyor.

 

Eğitimi ve mesleği olan kadının yer aldığı sektörlerin dışındaki sektörlerde dağılımların hepsi oransal olarak daha az.Yapılan son araştırmalara göre Türkiye’de kadın girişimci ortalaması yüzde 7 civarında. AB üyesi ülkelerde bu rakam yüzde yirmi beşin üzerinde. Erkek işi” denen işleri yapan kadınlar ise istatistiklere giremeyecek oranda az “istisna” durumundalar…

 

Buyurun işte söz bitti. Peki yan gelip yatabilir miyiz?

 

İstiyorsanız yatın. Ama sonra ekonomi ve iş hayatının olumsuzlukları üzerinde konuşmaya kalkmayın zira nüfusumuzun yarısı kadın. Veriler gerçekleri su yüzüne çıkardı. Kadın işverenlerin, toplam işverenlere oranı sadece yüzde 6.1. Artması için mucizeye gerek yok. Çünkü kadınlar için iyi bir yüzyıldayız. 21. yüzyılda iş hayatında oyunun kuralları değişti. Üstelik bu değişim kadına özgü yeteneklere ihtiyaç duyuyor. Tanıdığımız işadamı profilinin dışında olmak gerekiyor yeni ekonomi için. Bana göre ABD den dalgalar halinde yayılan kriz de erkek cinsiyetli. Biz kadınlar durumdan vazife çıkarmalı krizden kadınlara “Haydi girişimciliğe” mesajını algılamalıyız. Olayların bütününü kavramak bakımından erkeklerden çok daha iyiyiz. Olaylar arasındaki ilişkileri çok daha net bir şekilde sezebiliyoruz.

 

Kadın hakları savunucusu Betty Friedan’ın 1980’lerin başında söylediği şu sözler bugün de geçerli: "Yeni dönemde iş dünyasının en çok ihtiyaç duyduğu nitelikler, katılımcılık, yaratıcılık ve yeni fikirlerdir. Bu ihtiyaçları da en iyi şekilde, cinsiyetlerine has özellikler nedeniyle kadınlar karşılayabilir. Mücadeleyi bırakmayın, erkekleşmiş tavırları terk edin ve kendi stilinizi geliştirin.”

 

Biran çevremdeki girişimci kadınları düşündüm de; mücadeleden vazgeçen yok, erkekleşmiş tavırlar hiçbirinin yanına uğramamış üstelik stilimiz de var. Sayısal olarak artmamız için olmayan ne?

 

Haftaya…