Benim kızlarım vardır. Onlar ışıklı kızlardır ve bir çekim güçleri olduğuna inanırım. Gönül nüfusuna geçtikleri yer çalışma ortamlarımızdır. Kimi servisden, kimi ön bürodan, kimi katlar bölümünden dikkat çekerler. Birçoğu göçle gelmiş ailelerin çocuklarıdır ve aile bütçesine katkıda bulunmak için çalışma hayatına başlamışlardır. Onlar kısa zamanda çalışma ortamının kendi bireysel gelişmelerine sağlayacağı imkanların farkına varanlardır. Nasıl yapacaklarda eğitimlerine devam edecekler, yeteneklerini nasıl kullanacaklar planları, hedefleri ve bu uğurda çabaları vardır.

Onları tanıdığımda çocukluktan genç kızlığa yeni geçmişlerdir. Kendilerini keşfe başladıklarını kendileri için sordukları sorulardan anlarım. Bu anlar önemlidir zira değişim için  birlikte üretmeye,  farklılıklarına inandıracak ortamı yaratmaya, sosyal ve kültürel gelişimleri için çözüm önerileri üzerinde çalışma zamanı gelmiştir.
Geleneklere dayalı cinsiyet rollerinin bu kızları sınırlamasına asla gönlümüz razı olmaz. Bu razı olmama hali bir müddet sonra tek taraflı olmaktan çıkar ve değişim başlar.

Perihan Sert ışıklı kızlarımdan biri artık isminin önünde ressam yazıyor. O bir öğretmenin bir hayatı nasıl değiştirebileceğini gösteren iyi bir model elbette kızların okullaşmasının da iyi bir örneği. Yatılı bölge okulunda ilköğretimini sürdürürken resim öğretmeninin yeteneğini keşfetmesi ve resim dersleri vermesi ile başlayan öykünün kahramanı Perihan. Sıkıldığı boş zamanlarının eğlencesi gibi başlayan resim yapma serüveni öğretmeninin tayini ile yarım kalmamış. O içini yakan ve hayatının amacı haline gelen resimlerini yapabilmek için başka bir işte çalışıyor ve çalışma saatlerinin dışında kazandığı parası ile kiraladığı atölyesinde ve eline geçen her kuruşunu yatırdığı yağlı boyaları, tualleri arasında kendini gerçekleştirmeye devam ediyor. Bu arada açık liseyi bitiriyor ve Açık Üniversitede 4 yıllık Sosyoloji okuyor 2 nci sınıfta. Sosyolojiyi seçmesinin gözlem kabiliyetini olumlu etkileyeceğini düşünüyor. Hedeflerinin içinde eğitimini örgün devam ettirebilmekle ilgili şartları yerine getirmek de var. Yerel gazetelerde ve dergilerde köşe yazarlığı da yapıyor. Bütün bunları ciddiyet ve sorumluluk alarak yapıyor.
Öykünün kahramanı, koşulları, yaşadığı kırsal, mücadelesi hayal etmenin, tüm zorluklara direnmenin ve tutkuyla inanmanın nelere kadir olduğunu bizlere göstermekle kalmıyor böylesi kadınların ve kızların yanıbaşımızda olduğunu farketmemizi de sağlıyor. Perihan'ın varlığı benim için bir ayrıcalık kadınların ve kızların insan haklarının iyileştiiirilmesi uğrunda çaba göstermek için beni cesaretlendiriyor. Bu cesarete ihtiyacım olduğunu da çok iyi biliyorum.

Perihan ilk kişisel sergisini geçen yıl açmıştı. Bu yıl ikincisini 1 Ekim 4 Ekim tarihlerinde Alanya'da gerçekleştirecek. İlk sergisinde satılan 40 tablonun gelirlerini Lösemili çocuklara bağışlamıştı bu sergisinin gelirleri engelli çocuklara… Kendinden menkul yeteneğinden aldığı güçle kadınların konumlarını güçlendirebilmelerinin mümkün olduğunu dünya aleme gösteren bu genç kıza saygı duymamak mümkün mü