Cuma günü Antalya İl Kadın Girişimciler Kurulu olarak ALTSO (Alanya Ticaret ve Sanayi Odası)nı  ziyaret ederek Başkan ve üyeleriyle bilgi alışverişinde bulunduk. Toplantı iki ana eksen etrafına odaklandırılmıştı.  İlk eksen Antalya Kadın Girişimciler profili ve üzerinde çalıştığımız projeler, ikinci eksen ise dinamik uygulama için çatı kurumlarımız Ticaret ve Sanayi Odalarımızın destekleri ile beklentilerimizin iletilmesiydi.

Toplantı sırasında kriz, etkileri, kadına yansıması gibi sorunları dile getirmedik çünkü kurulumuzun her bir üyesi alışılagelmiş çalışma anlayışlarının kadını girişimci yapmak veya krizin etkilerinden korumak için yeterli olmayacağını, kurulun yenilikçi çözümlere odaklanması gerektiğini biliyor. Hepimiz, başarının hazırladığımız projelerin sayısı ile değil, hedef kitlemiz kadınların hayatlarındaki gerçek gelişmelere bağlı olduğunun da farkındayız.

Tam da bu noktada Lizbon Stratejisine atıfta bulunmak gereğini hissediyorum. Hatırlamak bakımından; “2000 Mart’ında Lizbon’da toplanan Avrupa Birliği Konseyi, sonradan adına Lizbon Stratejisi denilen şu kararı almıştı: 2010 yılında Avrupa Birliği’ni dünyada daha çok ve daha iyi işler için sürdürülebilir ekonomik büyümeyi ve daha büyük sosyal uyumu gerçekleştirebilen en rekabetçi ve dinamik bilgi ekonomisi yapmak. Bu stratejik hedefe ulaşmak için yıllık % 3 büyüme oranının yakalanması ve 2010 yılında işgücüne katılım oranının % 70’e çıkarılması amaçlanıyordu. Lizbon Stratejisi ekonomik, sosyal ve çevresel değerlerin bir arada ve uyum içinde korunabileceği, bu uyumla sonuca ulaşılabileceği öngörüsüne dayanıyordu.”

Başarılı oldu mu? Cevap: Kocaman bir hayır! AB hedef aynı kalmak kaydıyla yöntem değiştirdi. Değişikliğin odağında “hedeflerin daha ulaşılabilir olması” var. Bunu sağlayabilmenin yolu “en dinamik” olmaktan geçiyor. İş yarat! Yenilikçi ol! İstihdamı arttır!

Antalya İl Kadın Girişimciler Kurulu projeksiyonlarını kurgularken bu yaklaşımdan uzak durmuyor. Coğrafyasının bahşettikleri, ekonomisinin gerçekleri, güçlü  yanları, zayıf yanları masamızın üzerinde duruyor. Zaman havanda su dövmek zamanı değil sonuç üretebilmek için tüm bu şartlar değerlendirildi. Kurul üyesi kadınlar olarak sırça köşkler tercihimizi kullanmıyoruz. İstihdam yaratmak için Modern sera üretim tesislerinde, fide işletmelerinde, paketleme evlerinde kadınların istihdamını arttıracak öncelikler üzerinde çalışıyoruz. Gözümüzü belediyelerin turunç ağaçlarına dikerek evdeki kadını “yeşil etiket”le buluşturmanın projesini hayata geçiriyoruz. Geleneksel el tezgahlarını kadınlara dağıtan Alanya Kaymakamlığının bu girişiminin arkasını doldurmaya talip oluyoruz.

Cuma günü Alanya’da Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Kerim Aydoğan’ın  “en dinamik” olmanın nasıl kullanıldığını gösterdiği toplantı 2009 sonbahar-kış çalışmalarımızın başlangıcında iyi bir eğitim de oldu.

Başkan Aydoğan’ın eğitiminin sonucunu da aldık ve aynı gün “en dinamik” “en Lizbon” “en başarıya odaklı” çalışmalarımız

için start verdik.

SABAH AKDENİZ’DEN ALINMIŞTIR